Logo Yükleniyor...
Peeling Nedir? Peeling Nasıl Yapılır?

Peeling Nedir? Peeling Nasıl Yapılır?

Cilt bakımında sıkça duyulan kavramlardan biri olan peeling, en basit haliyle cilt yüzeyine uygulanan bir yenileme adımı olarak tanımlanır. Peeling, cildin en üst tabakası olan stratum corneum üzerinde biriken ölü hücrelerin kontrollü şekilde uzaklaştırılmasını hedefleyen bir bakım adımıdır. Bu işlem, cildin doğal yenilenme sürecini destekleyici bir uygulama olarak ele alınır. Bu noktada cildin doğal işleyişini anlamak önemlidir.

  • Cilt hücre döngüsü, ortalama olarak 28–40 gün arasında değişir.

  • Yaş ilerledikçe bu sürenin uzayabildiği bilinmektedir.

  • Hücrelerin cilt yüzeyinde daha uzun süre kalması, cildin daha donuk görünmesine neden olabilir.

Peeling uygulaması ile ilgili olarak literatürde, hücresel yenilenme hızının belirli oranlarda artabildiğinden söz edilmektedir. Bazı çalışmalarda bu artışın yaklaşık %15–35 aralığında olabileceği belirtilmektedir. Bu veriler, peelingin cilt döngüsüyle ilişkisini açıklamak amacıyla paylaşılmaktadır.

Peeling ve TEWL (Transepidermal Su Kaybı) arasındaki ilişki de sıkça ele alınır.

  • Uygulama sıklığı ve ürün seçimi bu noktada önemlidir.

  • Aşırı veya yanlış uygulamalar, cilt bariyerinin hassaslaşmasına yol açabilir.

Bu nedenle peeling, dengeli ve kontrollü bir bakım adımı olarak düşünülmelidir.

Doğal hücre döngüsü ile peeling sonrası süreç, genellikle aşağıdaki gibi karşılaştırılır:

Süreç

Ortalama Döngü

Doğal hücre yenilenmesi

28–40 gün

Peeling sonrası desteklenen döngü

Daha kısa sürede yüzey yenilenmesi

Peeling Ne İşe Yarar? Klinik Olarak Ele Alınan Etkileri

Peeling, tek başına bir çözüm olarak değil; düzenli bakım rutininin tamamlayıcı bir parçası olarak değerlendirilir. Bilimsel kaynaklarda peelingin bazı etkileri şu başlıklar altında ele alınmaktadır:

  • Akne ve komedon görünümünde azalma ile ilişkilendirilen sonuçlar (%40–60 aralığında raporlanan veriler bulunmaktadır).

  • Cilt tonu eşitsizliklerinde, melanin transferiyle ilişkili süreçlerin desteklenmesi.

  • Kolajen Tip I ve III senteziyle bağlantılı mekanizmaların uyarılabileceği yönünde çalışmalar.

  • Peeling sonrası cilt yüzeyinin daha geçirgen hale gelmesiyle, bakım ürünlerinin cilt tarafından daha kolay emilebildiğine dair bulgular (2–5 kat artıştan söz eden yayınlar mevcuttur).

Bu etkiler genellikle zaman içinde ve düzenli bakım alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirilir. “Peeling ne işe yarıyor?” sorusu, hem yüz hem de vücut bakımında bu adımı düşünenlerin merak ettiği bir konudur. 

Peelingin zamana yayılan etkileri, literatürde genellikle şu şekilde sınıflandırılır: 

  • Kısa vadede: Cilt yüzeyinde daha pürüzsüz ve temiz bir his

  • Orta vadede: Daha dengeli bir cilt görünümü

  • Uzun vadede: Düzenli bakım rutiniyle birlikte cilt yenilenme sürecinin desteklenmesi

Peeling Türleri Nelerdir? Bilimsel ve Klinik Sınıflandırma

Peeling uygulamaları, etki derinliğine ve kullanılan yönteme göre farklı gruplara ayrılır. Bu sınıflandırma, peeling nedir nasıl yapılır sorusuna daha net bir çerçeve çizer.

Genel olarak peelingler üç ana başlık altında ele alınır:

  • Yüzeysel peeling:

    • Epidermisin üst katmanlarını hedefler.

    • Günlük veya haftalık bakım ürünleri bu grupta yer alabilir.

  • Orta derinlikte peeling:

    • Epidermis ile birlikte üst dermis tabakasını etkileyebilir.

    • Daha kontrollü ve aralıklı uygulamalarla ilişkilendirilir.

  • Derin peeling:

    • Daha alt katmanlara etki eden profesyonel uygulamalar olarak tanımlanır.

    • Ev tipi bakım rutinlerinin dışında değerlendirilir.

Bu farklar genellikle aşağıdaki gibi özetlenir:

Peeling Türü

Etki Derinliği

İyileşme Süreci

Yüzeysel peeling

Epidermis

Kısa

Orta peeling

Epidermis + üst dermis

Orta

Derin peeling

Dermis

Daha uzun

Kimyasal Peeling Nedir? Asit Türleri, Yüzdeleri ve Etki Derinliği

“Kimyasal peeling nedir?” sorusu, peeling uygulamalarını daha yakından tanımak isteyenlerin en çok merak ettiği konular arasındadır. Kimyasal peeling, cilt yüzeyine belirli asitlerin kontrollü oranlarda uygulanmasıyla yapılan bir eksfoliasyon yöntemidir. Bu uygulama, cildin üst katmanlarında yenilenme sürecini desteklemeyi amaçlayan bir bakım adımı olarak değerlendirilir.

Kimyasal peelinglerde kullanılan asit türleri ve oranları, cilt tipi ve beklentiye göre değişiklik gösterebilir. En sık kullanılan asit grupları şunlardır:

Kimyasal peelinglerde sıkça karşılaşılan AHA (Alfa Hidroksi Asitler), genellikle cilt yüzeyine yönelik uygulamalarla anılır.

  • Glikolik asit: %5–20

  • Laktik asit: %5–15

Bu asitler, cildin üst tabakasında çalışmayı hedefleyen formüllerde yer alabilir.

BHA (Beta Hidroksi Asitler) ise yağda çözünebilen yapılarıyla bilinir.

  • Salisilik asit: %0.5–2

Bu grup, gözenek çevresine yönelik bakım adımlarında tercih edilebilir.

Daha nazik yapılarıyla öne çıkan PHA (Poli Hidroksi Asitler), hassas ciltler için alternatif olarak değerlendirilir.

  • Gluconolactone, bu grupta en bilinen içerikler arasındadır.

Kimyasal peeling ürünlerinde pH aralığı da önemli bir kriterdir.

  • Genellikle 2.5–4.0 aralığında formüle edilen ürünler bulunur.

  • pH değeri, ürünün ciltle etkileşim şeklini belirleyen unsurlardan biri olarak ele alınır.

Asit türleri ve kullanım alanları genellikle aşağıdaki gibi özetlenir:

Asit Türü

Hedeflenen Cilt Görünümü

Cilt Tipi

AHA

Cilt yüzeyi yenilenmesi

Normal – kuru

BHA

Gözenek odaklı bakım

Yağlı – karma

PHA

Hassas ciltlere uygun bakım

Hassas


Hafif, Orta ve Derin Kimyasal Peeling Arasındaki Klinik Farklar

Kimyasal peeling uygulamaları, etki derinliğine göre farklı gruplara ayrılır. Bu sınıflandırma, peeling etkisi nedir sorusuna daha net bir çerçeve sunar.

Hafif (yüzeysel) kimyasal peeling, epidermis tabakasını hedefler.

  • Günlük veya periyodik bakım rutinleriyle ilişkilendirilir.

  • Literatürde iyileşme süresinin genellikle 3–6 gün arasında değişebildiği belirtilmektedir.

Orta derinlikte kimyasal peeling, epidermis ile birlikte papiller dermise kadar etki edebilir.

  • Daha kontrollü ve aralıklı uygulamalarla anılır.

  • İyileşme süresi genellikle 6–8 gün olarak ifade edilir.

Derin kimyasal peeling ise retiküler dermise kadar uzanan uygulamaları kapsar.

  • Profesyonel işlemler kapsamında değerlendirilir.

  • İyileşme süresi 8–14 gün ve üzeri olarak belirtilmektedir.

Derin peelingler arasında yer alan fenol bazlı uygulamalar, literatürde özel dikkat gerektiren işlemler olarak ele alınır.

  • Fenolün sistemik etkilerle ilişkilendirilebildiği bilinmektedir.

  • Kardiyak ve renal risklere dair uyarılar bilimsel kaynaklarda yer almaktadır.

  • Uygulamanın genellikle 10–20 dakika aralığında ve segmentli şekilde yapıldığı belirtilir.

Bu farklılıklar genel olarak aşağıdaki tabloda özetlenebilir:

Peeling Türü

Etki Derinliği

Ortalama İyileşme Süresi

Hafif peeling

Epidermis

3–6 gün

Orta peeling

Papiller dermis

6–8 gün

Derin peeling

Retiküler dermis

8–14+ gün


Fiziksel Peeling Nedir? Mikrotravma ve Bariyer Hasarı Riski

Fiziksel peeling, cilt yüzeyindeki ölü hücreleri mekanik etkiyle uzaklaştırmayı amaçlayan bir eksfoliasyon yöntemidir. Bu etki genellikle granüller veya tanecikli yapılar sayesinde sağlanır.

Fiziksel peeling ürünlerinde granül boyutu, uygulamanın ciltle uyumu açısından önemlidir.

  • Literatürde ideal granül boyutunun 300 mikronun altında olması gerektiği belirtilmektedir.

  • Daha büyük tanecikler, cilt yüzeyinde istenmeyen sürtünmelere yol açabilir.

Bu tür uygulamalarda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, mikro yırtık ve inflamasyon riskidir.

  • Sert ovalama ya da sık kullanım, cilt bariyerini zorlayabilir.

  • Özellikle bozulmuş cilt bariyeri olan kişilerde hassasiyet hissi oluşabilir.

Bazı cilt tiplerinde fiziksel peelingin sınırlı kullanılması önerilir.

  • Hassas ve akneye eğilimli ciltlerde bu tür peelingler her zaman uygun olmayabilir.

  • Bu nedenle ürün seçimi ve uygulama sıklığı cilt yapısına göre değerlendirilmelidir.

Genellikle önerilmeyen fiziksel peeling türleri, şu şekilde sıralanabilir:

  • Büyük ve düzensiz granüller içeren ürünler

  • Sert kabuklu meyve çekirdekleri

  • Tuz bazlı, yoğun sürtünme gerektiren peelingler

Lazer Peeling Nedir? Ablatif ve Non-Ablatif Lazerler

Lazer peeling, ışık enerjisiyle cilt katmanlarını hedef alan bir yöntem olarak tanımlanır ve genellikle klinik ortamlarda uygulanır.

Lazer peelingler, etki şekline göre iki ana gruba ayrılır:

Ablatif lazerler, cilt yüzeyinde daha belirgin bir etki oluşturmayı hedefler.

  • CO₂ lazer ve Er:YAG lazer bu grupta yer alır.

  • Daha yoğun etkiyle birlikte daha uzun bir iyileşme süresiyle ilişkilendirilir.

Non-ablative lazerler ise cilt yüzeyini soymadan alt katmanları hedefler.

  • Kolajen üretimiyle ilişkili süreçleri desteklemeyi amaçladığı ifade edilir.

  • Günlük yaşama dönüş süresi genellikle daha kısadır.

Bu farklar genel olarak şu şekilde özetlenir:

Lazer Türü

Etki Şekli

Ortalama İyileşme Süresi

CO₂ Lazer

Ablatif

Daha uzun

Er:YAG

Ablatif

Orta

Non-ablative

Yüzeysel destek

Daha kısa

Doğal Peeling Gerçekten Etkili mi? Bilimsel Değerlendirme

Evde hazırlanan doğal peeling karışımları genellikle kahve, şeker, limon gibi malzemelerle yapılır. Bu tür içeriklerin bazı riskler taşıyabileceği bilimsel kaynaklarda belirtilmektedir.

  • Limon gibi asidik içerikler, cildin doğal pH dengesini bozabilir.

  • Şeker ve kahve gibi sert tanecikler, kontrolsüz aşındırmaya yol açabilir.

Ev yapımı peelinglerin en önemli dezavantajı, içerik oranlarının ve tanecik yapısının kontrol edilememesidir.

  • Bu durum, cilt yüzeyinde hassasiyet oluşmasına neden olabilir.

  • Klinik olarak önerilmeyen kombinasyonlar arasında yer alabilir.

Evde yapılmaması önerilen doğal peelingler şunlardır:

  • Limon ve karbonat karışımları

  • Şeker + tuz içeren sert peelingler

  • Kabuklu yemiş veya çekirdek bazlı karışımlar

Cilt Tipine Göre Peeling Seçimi (Dermatolojik Rehber)

Peeling ürünleri, cilt tipine göre farklı içeriklerle tercih edilebilir. Kuru ciltler için, daha nazik asitler ön plana çıkar.

  • PHA içerikli ürünler

  • Düşük oranlı AHA’lar tercih edilebilir.

Yağlı ciltlerde, gözenek odaklı içerikler yaygındır.

  • %1–2 oranında salisilik asit içeren ürünler kullanılabilir.

Karma ciltler, bölgesel peeling yaklaşımından fayda görebilir.

  • Yağlı bölgelerde farklı, kuru bölgelerde daha nazik ürünler tercih edilebilir.

Hassas ciltler için ise sıklık ve pH değeri önemlidir.

  • Haftada 1 uygulama

  • pH ≥ 3.5 olan ürünler daha dengeli bir seçenek olabilir.

Bu bilgiler genel olarak aşağıdaki tabloda özetlenebilir:

Cilt Tipi

Önerilen İçerik

Uygulama Sıklığı

Kuru

PHA, düşük AHA

Haftada 1

Yağlı

Salisilik asit %1–2

Haftada 1–2

Karma

Bölgesel uygulama

İhtiyaca göre

Hassas

Nazik asitler, pH ≥3.5

Haftada 1

Peeling Nasıl Yapılır? Evde Güvenli Uygulama Adımları

Evde peeling uygulaması, doğru sırayla ve nazik şekilde yapıldığında bakım rutinini tamamlayıcı bir adım olarak değerlendirilebilir.

Peeling uygulamasında temel aşamalar genellikle şu sırayla ele alınır:

1. Temizleme

Uygulamaya başlamadan önce cildin temiz olması önemlidir.

  • Makyaj ve kir kalıntıları nazik bir temizleyiciyle arındırılabilir.

  • Bu adım, peelingin ciltle daha dengeli temas etmesini destekler.

2. Peeling Uygulaması

Peeling ürünü, cilt tipine uygun şekilde seçilmelidir.

  • Ürün, ince bir tabaka halinde uygulanabilir.

  • Dairesel hareketlerle, hafif bir masaj basıncı yeterlidir.

  • Maksimum temas süresi, ürün tipine bağlı olarak genellikle 3–10 dakika aralığında tutulur.

3. Nötralizasyon / Durulama

Uygulama sonrası cilt, ılık suyla durulanabilir.

  • Asit bazlı ürünlerde durulama süresi özellikle önemlidir.

  • Ciltte yanma veya yoğun hassasiyet hissedilirse uygulama sonlandırılmalıdır.

4. Nemlendirme (H3)

Peeling sonrası cilt bakımının en önemli adımlarından biri nemlendirmedir.

  • Cildi rahatlatan, bariyer destekleyici ürünler tercih edilebilir.

  • Bu aşama, peeling uygulamasını dengeleyici bir rol üstlenir.

Peeling Sonrası Bakım Neden Kritik? (H2)

Peeling sonrası dönem, cilt bakım rutininin en hassas aşamalarından biri olarak görülür. Bu süreçte yapılan bakım, cildin konforunu korumaya yardımcı olabilir. Peeling sonrasında dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Cilt bariyerini desteklemek önemlidir.

    • Seramid ve niasinamid gibi içerikler içeren ürünler tercih edilebilir.

  • Güneş koruması, peeling sonrası bakımın önemli bir parçasıdır.

    • SPF 30–50 içeren ürünlerin, en az 7 gün boyunca düzenli kullanılması önerilir.

  • Bazı aktif içeriklere ara vermek gerekebilir.

    • Retinol ve C vitamini gibi içerikler için genellikle 5–7 gün bekleme süresi önerilmektedir.

Peeling sonrası süreç genel olarak aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Yapılması Önerilenler

Kaçınılması Gerekenler

Nemlendirici kullanımı

Sert peelingler

Güneş koruyucu

Retinol, C vitamini

Nazik temizleme

Aşırı sıcak su

Peeling Kimler İçin Uygun Değildir? Risk Grupları

Her cilt tipi peeling için uygun olmayabilir. Bu nedenle uygulama öncesinde cilt durumunu değerlendirmek önemlidir. Peeling uygulamasının genellikle önerilmediği durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Hamilelik dönemi

  • Aktif dermatit veya rosacea gibi hassasiyet içeren durumlar

  • İzotretinoin kullanımı (özellikle son 6 ay içinde)

Bu gruplar, literatürde peeling için klinik kontrendikasyonlar arasında yer alabilmektedir. Böyle durumlarda uzman görüşü almak daha güvenli bir yaklaşım olarak değerlendirilir.

Peeling Hakkında En Yaygın Yanlışlar

Peeling ile ilgili bazı bilgiler zamanla yanlış anlaşılmalara dönüşebilmektedir. Bu nedenle doğru bilinen yanlışları ayırt etmek önemlidir. Sık karşılaşılan yanlış inanışlar şu şekildedir:

  • “Ne kadar çok peeling, o kadar iyi” düşüncesi

  • Evde derin peeling yapılabileceği algısı

  • Fiziksel peelingin gözenekleri küçülttüğü inanışı

Bu noktada yanlış ve gerçek karşılaştırması yol gösterici olabilir:

Yanlış

Gerçek

Sık peeling daha etkilidir

Aşırı uygulama cildi zorlayabilir

Evde derin peeling güvenlidir

Derin peelingler profesyonel işlemlerle ilişkilendirilir

Fiziksel peeling gözenek küçültür

Gözenek görünümü birçok faktöre bağlıdır

Peeling Hakkında Sık Sorulan Sorular

Peeling haftada kaç kez yapılmalı?

Cilt tipine ve ürün içeriğine göre değişebilir. Genellikle haftada 1–2 kez yeterli görülür.

Kimyasal peeling cildi inceltir mi?

Kontrollü ve aralıklı uygulamalarda böyle bir etkiyle doğrudan ilişki kurulmaz.

Peeling sonrası sivilce çıkması normal mi?

Ciltte geçici tepkiler görülebilir. Bu durum kişiden kişiye değişebilir.

Yazın peeling yapılır mı?

Yapılabilir; ancak güneş korumasına daha fazla özen gösterilmesi gerekir.

Evde kimyasal peeling güvenli mi?

Düşük oranlı ve ev kullanımına uygun ürünlerle, talimatlara uyularak yapılabilir.

Peeling ile retinol birlikte kullanılır mı?

Genellikle aynı dönemde birlikte kullanılması önerilmez, araya süre koymak tercih edilir.

Peeling lekeleri tamamen geçirir mi?

Peeling, leke görünümünü destekleyici bir bakım adımı olarak değerlendirilir; tek başına kesin sonuç vaat etmez.

Lazer peeling mi kimyasal peeling mi daha etkilidir?

Bu durum cilt ihtiyacına ve uygulama amacına göre değişir; iki yöntem farklı etki mekanizmalarına sahiptir.


Kaynakça:

https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/chemical-peel/about/pac-20393473 

https://my.clevelandclinic.org/health/treatments/11010-chemical-peels 

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK547752/ 

https://www.plasticsurgery.org/news/blog/everything-you-need-to-know-about-chemical-peels 

https://www.healthline.com/health/chemical-peels